
Facing Fears in Belgrad Ormanı: A Winter's Tale of Courage
FluentFiction - Turkish
Loading audio...
Facing Fears in Belgrad Ormanı: A Winter's Tale of Courage
Sign in for Premium Access
Sign in to access ad-free premium audio for this episode with a FluentFiction Plus subscription.
Belgrad Ormanı'nda kışın sessizliği hüküm sürerken, ağaçların üstü ince bir kar tabakasıyla örtülüydü.
As the silence of winter prevailed in the Belgrad Ormanı, the tops of the trees were covered with a thin layer of snow.
Yollar, ormanın derinliklerinde kıvrılarak ilerliyordu.
The paths wound deeper into the forest.
Emir ve Leyla, bu soğuk kış gününde yürüyüş yapmaya karar vermişlerdi.
Emir and Leyla decided to take a walk on this cold winter day.
Emir maceracı bir gençti, kendini sınırlarının ötesine zorlamayı severdi.
Emir was an adventurous young man who loved to push himself beyond his limits.
Ama bu sefer işler farklıydı.
But this time was different.
Leyla, Emir'in hızla nefes aldığını fark ettiğinde endişelendi.
Leyla grew concerned when she noticed Emir breathing heavily.
"Emir, iyi misin?"
"Are you okay, Emir?"
diye sordu.
she asked.
Emir, gözlerini yere dikti.
Emir lowered his gaze to the ground.
"İyiyim, sadece biraz nefes almak zor oldu," dedi ama yüz ifadesi Leyla'ya pek güven vermedi.
"I'm fine, just having a little trouble breathing," he said, but his facial expression didn't assure Leyla much.
Yol boyunca, Emir kendi iç sesiyle mücadele ediyordu.
Along the way, Emir was struggling with his inner voice.
Panik yavaş yavaş içini sardı.
Panic slowly enveloped him.
Ağaçlar birer dev gibi üzerine gelirken, kalbi giderek hızlandı.
As the trees loomed over him like giants, his heart raced more and more.
Ama Emir, bu duyguyu yenmek istiyordu.
But Emir wanted to overcome this feeling.
Korkularının üstesinden gelmeliydi.
He had to conquer his fears.
Kendine, "Devam etmeliyim," dedi.
He told himself, "I must keep going."
Leyla, Emir'in giderek daha da kötüleştiğini gördü.
Leyla saw that Emir was getting worse.
Ağır adımlarla ilerlemeye çalışıyordu.
He tried to move forward with heavy steps.
Leyla, "Durup biraz dinlenelim," önerisini sundu.
She suggested, "Let's stop and rest a bit."
Ama Emir başını iki yana salladı, "Yapabilirim, Leyla.
But Emir shook his head, "I can do it, Leyla.
Korkumu yenmeliyim," dedi kararlı bir sesle.
I have to conquer my fear," he said with a determined voice.
Fakat bedenini dinlemek istemeyen Emir, sonunda pes etti.
Yet, not wanting to listen to his body, Emir finally gave in.
Bacakları titremeye başladı ve gözleri karardı.
His legs started to tremble, and his vision went dark.
Leyla hemen yanındaydı.
Leyla was right by his side.
"Emir, önemli değil.
"It doesn't matter, Emir.
Buradan çıkmanın bir yolunu buluruz.
We'll find a way out.
Sağlığın daha önemli," dedi yumuşak bir sesle.
Your health is more important," she said softly.
Emir'in sesi kırılgan bir şekilde çıktı, "Korkarım, Leyla."
Emir's voice came out fragile, "I'm scared, Leyla."
Leyla onun elini tuttu.
Leyla held his hand.
"Hepimiz korkarız, Emir.
"We all get scared, Emir.
Ama yardımla daha güçlü oluruz," dedi.
But with help, we become stronger," she said.
Emir, Leyla'nın desteğine güvenerek sakinleşmeye başladı.
Trusting in Leyla's support, Emir began to calm down.
Gözlerini kapadı ve derin nefes almaya çalıştı.
He closed his eyes and tried to take deep breaths.
Leyla'nın sesini duyduğunda, artık korkuları bir nebze azalmıştı.
When he heard Leyla's voice, his fears had slightly diminished.
Onun yardımıyla ormanın çıkışına doğru yavaşça yürümeye başladılar.
With her help, they began slowly walking toward the exit of the forest.
Ağaçlar arasında ilerlerken, Emir hem zihninin hem de bedeninin rahatladığını hissetti.
As they moved among the trees, Emir felt both his mind and body relax.
Korkusunu kabul etmişti, ve en önemlisi, yardımı kabul ederek daha güçlü hissettiğini anlamıştı.
He had accepted his fear, and most importantly, he realized that accepting help made him feel stronger.
Kışın sabah ayazı halen kemiklerini titreten bir soğuklukta olmasına rağmen, Emir sonunda, "Korkularımızla yüzleşmek, yardım alarak onları yenmekle olur," dedi.
Although the morning chill of winter was still a bone-chilling cold, Emir finally said, "Facing our fears means overcoming them with the help of others."
Leyla gülümsedi ve koluna girdi.
Leyla smiled and took his arm.
İkisi de tekrar Belgrad Ormanı'nın huzurunda yürümeye hazırdı, ama bu sefer daha bilge ve güvenli adımlarla.
Both were ready to walk again in the tranquility of Belgrad Ormanı, but this time with wiser and more secure steps.